Ateş düştüğü yeri yakar atasözü, insanın acısını ve kaybını en derin biçimde yaşayanların hislerini ifade eder. Genelde başkalarının yaşadığı felaketlere karşı duyulan empati, olayın birebir tanığı olanların hissettiklerinin yanında sığ kalır. Bu atasözü, acının ve kaybın kişiye özel olduğunu, dolayısıyla başkalarının yaşadığı acıları tam anlamıyla hissedemeyeceğimizi vurgular.
Ateş düştüğü yeri yakar atasözünün hikayesi şu şekilde anlatılır:
Başından üzücü bir olay ya da felaket geçen, sürekli olarak acı çeken, yürekleri dağlanan uzak kimselerin duydukları acılar, kalıcı değil, gelip geçicidir. Yangın ya da selde birçok insan hayatını kaybeder. Kişi bir yakını olsa bu duruma üzülmez mi? Onların yaşadıklarını bir nebze de olsa hissedebilir. Ancak bu acıyı onlar gibi tarif edemez. Çünkü olayı yaşayan kişi o değildir.
Kısacası bu acıyı, bu acıları izleyenler değil, yaşayanlar daha iyi bilir.
Nedir
Audi'de quattro nedir?
Atom numarası 1 olan element nedir?
Atlantik Okyanusu'nun derinliği nedir?
Atmosferin son katmanının sıcaklığı nedir?
ATV tuneri ve DTV tuneri nedir?
Atl ve btl nedir?
Atık yükleme türü nedir?
Atatürk'ün tarihi nedir?
Atılgan kelimesinin eş anlamlısının adı nedir?
Atlas Anadolu Lisesi'nin taban puanı nedir?